Myspace LayoutsGet your layout at Myspace Layouts
 
SEVGİLİDEN MEKTUPLAR
Aşk Menüsü  
  Ana Sayfa
  Tasavvuf
  Tasavvufi Sohbetler
  Tasavvufun Tarihçesi
  Tasavvuf Edebiyatı
  Tasavvufi Şiirler
  Nakşibendiyye Silsilesi
  Son Peygamber
  Kimdir?
  Hayatı -Geniş Anlatımlı-
  Aşk
  Aşk...
  Aşk Nedir?
  Aşk'a Dair...
  Sohbetler
  Temel Dini Bilgiler
  => Allah'a İman
  => Kitaplara İman
  => Peygamberlere İman
  => Ahirete İman
  => Dua
  => Kur'an Ahlakı
  => İtikadda Ölçü
  => Temel Kavramlar
  => Kur'an Üzerine
  => Tevhidi Bilinçlenme
  => Kurban
  => 21. YÜZYILDA NOEL
  Görüntülü Sohbetler
  Kıssadan Hisse...
  Allah Ve Resulünden...
  Kur-an'ı Kerim
  Veda Hutbesi
  Naatlar
  Kırk Hadis
  Esmaül Hüsna
  Tarih
  İslam Tarihi
  Osmanlı Tarihi
  Büyüklerden İbretli Sözler
  Efendimizden
  Yunustan
  Mevlanadan
  Çocuk
  Namaz Anlatımı -Resimli-
  Faydalı
  Fotoğraf Galerimiz
  Faydalı İlimler
  Semerkand
  Kaside-İlahi
  Radyoonbeş Dinle
  Anket
  İletişim
  İletişim 312
  Ziyaretçi Defteri
Kurban

KURBAN KESME İBADETİ VE KURBANLA İLGİLİ FIKHÎ HÜKÜMLER

Kurban, sözlük anlamıyla, Allah'a yakın olmak niyetiyle boğazlanan hayvan demektir. Terim olarak ise; belli yaştaki, belli bir hayvanın, Allah'a yakınlık niyetiyle, belli günlerde ve şartlarının elverdiğinde boğazlanması demektir. (1)
Kurban kesmek ibadeti Hicret'in ikinci yılında vacip olmuştur. Bayram namazları, zekat ve fitrenin yükümlü kılındığı günlerde Kurban da emredilmiştir. Kurban kesilmesi Kur'ân-ı Kerîm'de emredildiği gibi Rasûl-i Zîşân Efendimiz (s.a.v.) de bu emri yerine getirmiştir.
Kurban kesme ibadeti, Kur'ân'da: "Rabbin için namaz kıl ve nahr yap (Kurban kes)..." mealindeki ayetin delaletidir. Âyet ve Hadislerde, beraber veya münferiden açık, kesin bir biçimde bir emir gelirse ehl-i fıkıh bu emre farz demişlerdir. Şayet Âyet ve Hadîs delillerinden biri ya da her ikisi emir, zorunluluk ifade etmekle beraber, farklı ikinci bir anlama da ihtimal verebiliyorsa - ki bu anlam çeşitliliği Arap dilinin zenginliğinden kaynaklanır - vacip veya sünnet hükmünü almıştır. İşte Âyetteki "Nahr" tabiri de yalnız deveyi boğazlamak anlamına geldiği gibi, namaz kılarken rükûdan kalkıldığında elleri göğüs hizasına kadar kaldırılması anlamına da gelmektedir. Bu bakımdan Âyet açık bir biçimde (tek yönlü bir mânâ ile) kurban kesmeye delalet etmediği için, yani fıkıh usûlü açısından bu ayet zannî delil olarak kabul edildiği için, kurban Hanefî mezhebinde vacip kabul edilmiştir. Şafî fukahâsı 'nahr' tabirini, namazda elleri göğüs seviyesine kadar kaldırmak manasındaki ikinci anlamı tercih ettiği için de kurban kesmeyi fıkhî anlamda sünnet kabul etmişlerdir.
Dikkatinizi çekmek istediğimiz kurbanın hükmünün nasıl verildiği konusu görüldüğü üzere tamamen teknik bir meseledir. Son yıllarda, Rabbinin "Kurban kesin" emrine ittiba eden insanımızın aklı karıştırılmak istenmiş ve "Kurban vacip mi sünnet mi?" gibi sorularla Müslüman halkımız şüpheye düşürülmüştür. Bizler Hanefî bir toplumuz ve bizim fıkhımızda kurban kesmek vacip sayılmıştır. Sünnet fıkhî anlamda vacipten daha az yükümlülük içerir. Bizler ise Efendimiz (s.a.v.)'in, bırakın farz ve vacip gibi emirlerini, sünnetlerini bile terk ettiğimiz zaman kıyamette hüsrana uğrayacağımızı biliriz. (2) Şu halde Allah'ı seven kullar, O'nun Habîbi'ne harfiyen itaat etmelidir ki Allah da onları sevsin ve günahlarını bağışlasın. (3)

KURBANI KİMLER KESER?
Bir kimsenin üzerine kurban kesmek vacip olması için şu özellikleri aynı anda taşıması lazımdır: Müslüman olmak, akıllı olmak, baliğ olmak, mukim olmak (4), hür olmak ve zengin olmak.(5) Ayrıca şu da unutulmamalıdır ki dinimizin bir emri olan kurban kesmek seferî olanlara vacip sayılmamış olsa bile bunu mecbur olanlar için dinimizin bir ruhsatı olarak görmeyip hâşâ Allah'ı kandırırcasına sırf kurban kesmemek için yolculuğa çıkanlar da Allah'a karşı günah işlemiş olurlar.

KURBAN KESMEDEKİ ZENİNLİK ÖLÇÜSÜ NEDİR?
Evinden giyim ve döşem eşyasından, bineğinden (arabasından), hizmetçisinden başka arta kalan 200 dirhem gümüşü ya da 20 miskal altını ya da bunlardan birinin kıymetine ulaşan gayr-i menkulü ya da her hangi bir malı bulunan kimse zengin sayılır ve kurban kendisine vacip olur. 200 dirhem gümüş 640 gr., 20 miskal altın 96gr. eder. Asıl ihtiyaçlardan sonra bu miktara sahip olan zengin, isterse gümüş nisabı üzerinden isterse altın nisabı üzerinden zekatını verip kurbanını keser.

BORÇLUYA KURBAN KESMEK VACİP OLUR MU?
Elinde yukarda belirtilen miktarda ihtiyaç fazlası altın ya da gümüş ya da bunlardan birinin kıymeti bulunan kimsenin bir miktar da borcu bulunur ve onu ödediği takdirde elindeki para veya mal nisaptan düşerse, o taktirde ona kurban kesmek vacip olmaz.

BAYRAMDA BİR TEK KURBAN KESİLMESİ AİLENİN HER FERDİ İÇİN YETERLİ MİDİR?
Hanefî mezhebine göre bir tek kurbanın ev halkı için kurban olarak yeterli olmadığına, ev halkı içinde şer'en zengin sayılan şartlara haiz her fert için ayrı bir kurban gerektiğine hüküm olunmuştur.

KURBAN KESMEK YERİNE, KIYMETİNİ DAĞITMAK:
kurbandan amaç, Allah (c.c.)'nun rızasını gözeterek kan akıtmak olduğundan kurbanlık hayvan almayıp onun yerine kendisine vacip olan kurbanı ödemek için fakirlere para vs. dağıtırsa vacip/kurban yerine gelmiş olmaz.

KURBANINVAKTİ:
Kurban kesmenin vakti bayramın 1.günü fecr doğduktan sonra başlar, 3. gün güneş batmasından biraz öncesine kadar devam eder; ancak şehir ve kasabalarda Bayram namazı kıldıktan sonra kesim işine başlanır. Bu kurbanın şartlarından biri olarak kabul edilir.

KURBANLIK HAYVANIN YAŞI:
Koyun ve keçinin bir yaşını bitirmiş olması, sığırın iki yaşını bitirmiş olması gerekir. Aksi halde kurban olmaz; ancak koyunlardan 7-8 aylık olup da bir yaşındaki kadar gösterişli duruma gelenler kurban olabilir. Bu cevaz sadece koyunlar hakkındadır.

HANGİ HAYVAN KAÇ KİŞİYE KURBAN OLABİLİR?
Koyun ve keçi ancak bir kişiye kurban olabilir. Sığır ise bir insan için kurban edilebileceği gibi en çok yedi kişi için de ortaklaşa kurban olabilir.

KURBAN EDİLMESİ CAİZ OLMAYAN HAYVANLAR:
1- İki veya bir gözü kör olan.
2- Otlağa gidemeyecek kadar topal bulunan.
3- Hastalığı belirgin olan.
4- İki kulağı kesik bulunanlar. Kuyruğu kesik olanlar; ancak doğuşta kuyruksuz olursa kurban olur.
5- Doğuştan kulaksız olanlar; ancak kulağı çok küçük olursa kurbana engel teşkil etmez.
6- Dişlerinin çoğu dökülmüş olup karnını doyurabilecek kadar imkanı bulunmayan.
7- Dengesi bozuk cinnet belirtisi ortaya koyan.
8- İyice zayıflamış uyuz olan.
9- Burnu kesik olan.
10- Memesi kesik olan.
11- Dili kesik olup bu yüzden otlatılmayan.
12- İyice zayıflayıp eti azalan ve yağı hiç kalmayan.
13- Ayaklarından biri kesik olan.

KURBAN BAYRAMI GÜNLERİNDE TAVUK BOĞAZLAMAK CAİZ MİDİR?
Şeriatın belirlediği hayvanların dışında kalan tavuk, horoz, kaz, ördek gibi ehlî hayvanları kurban olarak boğazlamak caiz değildir. Bu bakımdan kurban günlerinde fakir olduğu için sözü edilen kurbanlık hayvanlardan satın alamadığı için çoluk çocuğuna et yedirmeyi düşünerek tavuk veya horoz gibi bir hayvanı kurban keserse günahkâr olur. Çünkü bunda daha çok Mecûsîler (ateşperestler) yapmaktadırlar. Ayrıca şeriatımızın kurbanlık hayvanlar hakkında belirlemeleri büyük olan hayvanların kurban olacağı yönünde bir anlayışa dayanmamaktadır. Yani bazı art niyetli kişilerin dediği gibi büyük hindi veya balıklardan kurban olur gibi sözler din dışı olup İslâm dinini yıpratma amaçlıdır. Bunlara dikkat etmeli ve dine uyarken yine dinin emirlerine göre ona uymak lazımdır. Aksi halde bu yaptıklarımız din olmaktan çıkacak ve kendi hevamıza tabi olmuş oluruz. Allah korusun.

KURBANIN NE KADARINI DAĞITMAK MÜSTEHAPTIR?
Kurban Allah'a yakın olmanın belirtilerinden biridir ve sosyal yönüyle fakirleri korumak, onlarla sıcak ilgi kurmak amacını taşır. Kurban etinin üçte birini dağıtmak, üçte birini eş dost ve yakınları ile yemek, birini de çoluk çocuğuna bırakmak müstehaptır; ancak insanın çoluk çocuğu çoksa geliri de fazla değilse, o taktirde etin çoğunu veya tamamını onların ihtiyacı için bırakması müstehaptır.

KURBAN DERİSİ:
Kurban kesen kişinin, kurbanın derisinin satıp kendisine veya çocuklarına harcaması caiz değildir. Kurban derisini ya olduğu gibi fakirlere vermeli ya da satıp deri parası ihtiyaç sahiplerine verilmelidir. Fakir ve ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını gidermek amacıyla hizmet veren vakıf gibi kuruluşlara da hayvanın derisi verilebilir. Deri veya parasından kasap ücreti verilmez.

KURBAN KESMENİN FAZİLETİ:
Hz. Âişe (r.anhâ) Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etti: "İnsanoğlu Kurban Bayramı'nda Allah'a, kurban kanı akıtmaktan daha sevimli hiçbir amel yapamaz. Kurbanlık hayvan kıyamet gününde boynuzları, tüyleri ve tırnakları ile (Allah'ın huzuruna) gelir. Kurban kesilirken kan yere düşmeden Allah katında yüksek bir mevkie ulaşır. Öyleyse kurbanı gönül hoşnutluğu ile kesiniz." (6)
Tirmîzî de Hz. Peyamber (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Kurbanlık hayvanın sahibine, kurbanın her kılı için sevap verilir."

KURBAN BAYRAMINDA YAPILACAK SÜNNET VE ÂDAPLAR:
1- Kurban bayramı gecesini ibadet ve taatle geçirmelidir. Zira Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz: "Herkim Ramazan ve Kurban Bayramı gecelerini ihya ederse, kalplerin öleceği gün onun kalbi ölmez." buyurmuşlardır. (7)
2- Bayram namazına çıkmadan evvel boy abdesti almalı, güzel kokular sürünmeli ve güzel elbiseler giymelidir.
3- Bayram namazı için camiye giderken tekbir getirmeli ve bir yoldan gidip başka bir yoldan gelmelidir.
4- Sabahleyin kurban kesilinceye kadar hiçbir şey yememeli, kurban kesildikten sonra ilk olarak ciğerinden yemek sünnettir.
5- Kurban keserken kurbana yumuşak davranmalı, keskin bir bıçak ile kesmeli, bıçağı kurbanın yanında bilememelidir. Kurbanı kıbleye çevirmeli, kesmeden önce 'Bismillâhi Allâhu ekber' demeli ve şu duayı okumalıdır: "Allâhüme hâzâ minke ve leke inne salâtî ve nusukî ve mahyâye ve memâtî lillâhi Rabbi'lâlemîn."
6- Kurban kesildikten sonra şükür namazı kılınmalıdır. Bu namazın birinci rekatında el-Kevser, ikinci rekatında el-İhlâs sureleri okunmalıdır.
7- Kurban bayramı günlerinde dualarda şu zikri yapmalıdır: "Lâilâhe illallâhu vahdehûlâ şerîkeleh lehul mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yumît ve hüve alâ kulli şey'in kadîr."
8- Bolca sadaka dağıtmalıdır.
9- Bayramlarda Müslümanlar birbirleriyle karşılaştıklarında şu duayı yapmalıdırlar: "Bayramınızı tebrik ederim. Allah sizi ve bizi affetsin. Allah bayramı sizden ve bizden kabul buyursun."
10- Kurbanda 23 vakitteki teşrik tekbirlerini unutmamalıdır. Bu tekbirler bayramdan önce Arefe Günü sabah namazının farzından sonra söylenmeye başlanır, bayramın 4. günü ikindi namazına kadar devam eder. Bu tekbirler vaciptir. Şu şekilde söylenir:
Allâhu Ekber Allâhu Ekber. Lâ İlâhe illallâhu vallâhu Ekber. Allâhu Ekber ve lillâhi'l-hamd.

Oyla...  
 

Semerkand Dergisi'ni Takip Ediyor musunuz?
Evet
Hayır
Elime Geçerse Bir Karıştırıyorum

(Sonucu göster)


 
Reklam  
   
Ayın Konusu  
   
En Güzelden En Güzel Dua  
  Ey Rabbim! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, eli kolu dökülür derecede takatsızlıktan, kasvetten, gafletten, zilletten, azlıktan, meskenetten sana sığınırım. Fakirlikten, küfürden, fısktan, şekavetten, nifaktan, yapdığını insanların duyması ve met hetmeleri için yapmaktan, riyadan, sana sığınırım. Sağırlıktan, dilsizlikten, delilikten, cüzzamdan, abraslıktan ve kötü hastalıklardan sana sığınırım.
(Hadis-i Şerif)
 
Merhaba Ey Aşkı Baki  
 


 
Yarim Yarim  
 

Yarim Yarim

İşte gidiyorum yalan dünyadan
Vuslata ermeden sana doymadan
Dua et koşarak gelip arkamdan
Kabrimde göz yaşı dök yarim yarim

Bilmedim ne yaptım neydi ki suçum
Ağlarken göz yaşı dolar avucum
Mezarda bekliyor seni baş ucum
Seneden seneye gel yarim yarim

Bir acı kalbimin orda bir yerde
Dinmiyor sızısı çok derinlerde
Unuttun sormadın acep ne halde
Aklına düşersem sor yarim yarim

Ne idim ne oldum halim perişan
Gözümden gitmiyor suretin bir an
Gün olur gelip te beni ararsan
Mezarlık adresim bil yarim yarim 

 
Şu An 21 ziyaretçi buradalar.
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=